Bu e-postayı düzgün görüntüleyemiyorsanız lütfen tıklayınız.
your logo text here “Sizin için iyi, Gezegen için iyi”
Barilla Gıda ve Beslenme Bülteni
Sayı: 2 - Mart 2014
Alternate Text
İlk sayısını 2013 yılı sonunda paylaştığımız Barilla Gıda ve Beslenme Bülteni’nin ikinci sayısını da sizlere ulaştırmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.

Bu sayımızın içeriğinden bahsetmeden önce çok kısa süre önce gerçekleşen bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. 2009 yılından beri, dünyanın gıda ve beslenme alanında yaşadığı sorunlara ekonomi, tıp, sosyoloji ve çevre bilimleriyle birlikte disiplinler arası çözümler geliştirmek amacıyla bir düşünce kuruluşu olarak faaliyet gösteren BCFN (Barilla Gıda ve Beslenme Merkezi) artık bir vakıf haline geldi. BCFN’nin bir sivil toplum kuruluşu olarak yapılanmasının önemi büyük.
Vakıflaşma süreciyle birlikte BCFN; yönetim kuralları, işlevleri ve yetkileri kararnamelere bağlı, tamamen bağımsız bir kuruluş haline gelmiş oldu. Başkanlığını Guido Barilla’nın yaptığı vakfın yönetim kurulunda Slow Food International’ın kurucusu ve Başkanı Carlo Petrini, Avrupa Parlamentosu Tarım ve Kırsal Kalkınma Komitesi Başkanı Paolo De Castro ve Bocconi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Alberto Grandogibi çok önemli isimler yer alıyor. BCFN Vakfı, 2009’dan bu yana olduğu gibi bundan sonra da yer kürenin en önemli sorunu olan gıda ve beslenme problemlerine yönelik fikir üretmeyi sürdürecek.

Bu sayımızda yine Barilla Gıda ve Beslenme Merkezi (BCFN / Barilla Center for Food and Nutrition) tarafından hazırlanmış çalışmalardan derlediğimiz makalelere yer veren bir içerik hazırladık. Ancak bu sayımızın asıl teması, 26-27 Kasım 2013 tarihlerinde Milano’daki Bocconi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Uluslararası Gıda ve Beslenme Forumu’nun beşincisinin ana eksenini oluşturan Milano Protokolü.

BCFN Başkanı Guido Barilla’nın, “Beşinci Forum’un en büyük rüyası gıda ve beslenme konusunda küresel bir anlaşmanın ilk tohumlarını atmaktı” diyerek sunduğu Milano Protokolü, 1997 yılında çevreyi korumak için bir grup öncü lider tarafından sunulan Kyoto Protokolü’nden esinlenerek hazırlandı. Milano Protokolü’nün üç makro hedefi var: 2020 yılında, farkındalığı artıracak kampanyalar, tarımla başlayacak ve tüm gıda zincirini içine alacak uzun dönemli anlaşmalarla, inanılmaz bir miktar olan yıllık 1,3 milyar ton israf edilen gıda miktarının %50 oranında azaltılması; gıda ürünlerinden üretilen biyo yakıtlara yönelik kısıtlamalar ile tarımsal reformların oluşturulması ve finansal spekülasyona karşı mücadele edilmesi;Amerika Birleşik Devletleri’nde Michelle Obama tarafından gündeme getirilen çocukluktan başlayarak, sağlıklı yaşamın teşvik edildiği gıda eğitimine yönelik örnekleri takip ederek obeziteyle mücadele.

Forum’da ilk taslağı sunulan Milano Protokolü, sürdürülebilir bir değişim için birlikte çalışmaya olan bağlılığı ortaya koyarken, forumun tüm katılımcılarını, kuruluşları, uluslararası liderleri ve Expo 2015’e katılacak tüm ülkeleri, gezegeni ve tüm nüfusu etkileyen paradoksal sorunları çözmek için birlikte politikalar üretmeye davet ediyor. Milano Protokolü; uzun uzadıya üzerinde düşünmemizi, tartışmamızı ve katkılarda bulunmamızı gerektiren bir inisiyatif. Milano Protokolü ile ilgili tartışmaları ve gelişmeleri önümüzdeki sayılarda da sizlere ulaştırmaya devam edeceğiz.

Bunun yanında “BCFN YES!”, Barilla Gıda ve Beslenme Merkezi tarafından 2012 yılında hayata geçirilen dikkatinizi çekmek istediğimiz bir diğer önemli insiyatif. Özellikle gıda ve beslenme alanlarından genç beyinlerin yenilikçi ve devrimci projelerinin uygulanabilir aşamaya taşınması hedefiyle iki yıldır düzenlenen bu yarışmanın hem dereceye layık bulunan en son örneklerini hem de 2014 yılı yarışması için ön çağrımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

E-bültenimizin bu sayısında yine gıda ve beslenme ile ilgili sorunları irdeleyen, kuşkusuz hepimizi bir kez daha düşünmeye sevk edecek makalelerimiz de var. Avrupa Komisyonu Sürdürülebilir Kaynaklar, DG Environment Direktörü Soledad Blanco’nun “Avrupa, Besin Zincirindeki Gıda İsrafıyla Uğraşıyor”, Pamela Pelatelli’nin “Gıda Paylaşma: İsraftan Kaçınma İçin Paylaşma” başlıklı çarpıcı makalelerini ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Bu sayıda yer alan ve Michelle Obama’nın ABD’de beslenme alanında yaptığı sosyal sorumluluk çalışmalarını aktaran “Siyasi Bir Bahçe” başlıklı makalenin ise bizleri bu alanda düşünmeye ve tartışmaya sevk edeceğini düşünüyoruz. İlk sayımızda olduğu gibi bu sayımızda da BCFN tarafından yayınlanan bir raporun özeti yer alıyor. BCFN tarafından yayınlanan “2030 yılında beslenme: trendler ve perspektifler” başlıklı rapor gıda ve tarım alanından bizleri bekleyen tehlikenin bir kez altını çiziyor…

Daha mutlu, huzurlu ve sürdürülebilir bir dünya için çok geç kalmış değiliz.

Saygılarımla…

Güneş Karababa
Barilla Türkiye Genel Müdürü
rule
rule
rule
rule
rule
rule
rule
Makaleler
Atıkların Geri Dönüşümü

Yiyecek artıkları, çöpümüzün dörtte birinden fazlasını hatta bazı bölgelerde yarısını oluşturuyor. Bunun önemli bir kısmı, yeniden kullanılması zor, hatta belki de imkânsız olan, gerçek çöptür ve en iyi seçenek, doğanın olağanüstü döngüsünü devam ettirmek için daha sonra gübre yapılmak üzere ayrıştırılarak toplanmasıdır.

Devamı için tıklayın...
Avrupa Besin Zinciri

2006’da AB’de 89 milyon tondan fazla gıda atığı ortaya çıktı. Bu, kişi başına ortalama 180 kg’ye karşılık geliyor. Gıda; tarım üretimi aşamasından depolamaya, işlemeden dağıtıma, yönetimden tüketime tüm besin zinciri boyunca israf ediliyor. Gıda israfı ekonomik olarak zararlı, çevre açısından yanlış ve ahlaken kabul edilemez bir durum; özellikle de tonlarca gıdayı üretmek için gereken kaynakların gerçek ölçeği göz önüne alındığında.

Devamı için tıklayın...
Gıda Paylaşma

Her yıl dağılan ve israf olan gıda yüzünden neredeyse dünyada yetişen her üç elmanın yalnızca bir tanesi yeniyor. Kırsal kültürlerde, meyveyi ağacında bırakmak, doğayla özdeşleşmenin bir işaretiydi. Modern insan uğurlu kabul edilen bir ayini budalaca ve yüzeysel bir jeste dönüştürdü; dijital insan, yiyeceğin değerini yeniden keşfediyor ve üretim, harcama ve ülke içi tüketimdeki artıları ve fazlalıkları paylaşmak ve yerel olarak dağıtmak için teknolojiyi kullanıyor.

Devamı için tıklayın...
Siyasi Bir Bahçe

Pamela Green Jackson, Georgia’dan tebessüm eden bir Afro-Amerikalı. 2004’te, çocukluğundan beri ciddi derecede obez olan tek kardeşi Bernard’ı henüz 43 yaşında kalp krizi nedeniyle kaybetti. O günden sonra, bu trajediyi bir daha hiç kimsenin yaşamaması gerektiğine kadar verdi. Genç Amerikalılar arasında “obezite salgınını” durdurmak, Pamela’nın yaşam misyonu haline geldi: kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Youth Becoming Healthy Project’i kurdu (www.ybhproject.org).

Devamı için tıklayın...
rule
Rapor
2030 yılında beslenme: trendler ve perspektifler
Alternate Text
Yönetici Özeti
Yediklerimiz ve yeme alışkanlıklarımız, kişisel ve toplumsal kimliğimizi nasıl belirlediğimizi ciddi oranda etkiler. Önceki yazılarda, gıdanın kültürel yönünü detaylı bir şekilde incelemiş ve insanların yemeğe bakış açılarının onların en özel ihtiyaçlarını ve endişelerini nasıl belirlediğini görmüştük. Devamı için tıklayınız.
Bu bülten Barilla Gıda A.Ş tarafından iletişimde olunan kişilere yöneliktir. Barilla Gıda sağlıklı beslenme öneri ve çalışmaları hakkında genel bilgilendirme amacıyla aralıklarla gönderilmektedir. Soru ve merak ettiğiniz konularla ilgili Barilla Gıda web sitesi üzerinden iletişim formu aracılığıyla bilgi alabilirsiniz.

© Barilla Gıda A.Ş 2013 | www.barillagida.com.tr | bulten@barilla.com.tr